Şifreni mi unuttun ?
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen üye değilseniz burdan kayıt olun.
Google Grupları
Turk PDR grubuna abone ol
E-posta Adresiniz:
İletişimde Ben Dili
Ekleyen: Turkpdr.com | Okunma: 139585 | 11.10.2010
İnsan olarak birçok duyguyu yaşamaktayız ancak içlerinden dört temel duyguyu tüm insanlar yaşamaktadır. Bunlar sevinç, üzüntü, korku ve öfkedir. Bunların temel duygu olarak ifade edilmesindeki ana neden tüm insanların hangi millet, din ve ırktan olsalar bile yaşamlarıdır. Ayrıca bu duyguları yaşadığımızda vücudumuzda belirli değişimler meydana gelir ve bu değişim yüzümüze yansır.

Bu duygular normaldir ve herkes bu duyguları yaşar. Duygular bizi iyi ya da kötü hissettirebilir ama hiçbir duygu iyi ya da kötü değildir. Biz bu duyguları yaşadığımız içinde iyi ya da kötü insan olmayız. Duygular bir olaya karşı his etiklerimizdir. Karşımızdaki insanın duygusunu tartışamayız ya da doğru ve yanlış olduğunu kanıtlayamayız. Doğru ya da yanlış olan duygudan sonra yaptığımız davranışlardır. Karşımızdaki insana öfkelendiğimizde bunu konuşarak halledebildiğimiz gibi vurarak ya da etrafımızdakileri kırarak ta yapabiliriz.

Duygularımızı gösterirken neye dikkat etmeliyiz. Her şeyden önce bizim o duyguyu yaşamamıza neden olan davranışı karşımızdaki insana söylemeliyiz. Bu davranışı karşımızdaki insana ifade etmeliyiz.

Örneğin eşimiz ya da çocuğumuz eve geç geldiğinde, eşimiz ve çocuğumuza değil yapmış olduğu davranışa kızmalıyız. Sizlerin eve geç gelmeniz beni endişelendiriyor ya da beni sinirlendiriyor demeliyiz. Bu olaya bakıp sizler sorumsuzsunuz dediğimizde davranışı genellemiş oluruz ve onları olumsuz insanlar olarak kabul etmiş oluruz.

Karşımızdaki insanla sorun yaşarken öfkelendiğimizde öğüt vermek, akıl vermek, emir vermek gibi iletişim engellerini kullandığımızda karşımızdaki insanın hissettiğimiz duyguyu ve nedenini anlamsı güçleşir.

Örneğin çocuğumuz eve geç geldiğinde ona bak dışarıda bir sürü kötü olay oluyor dediğimizde veya ona bağırdığımızda çocuğumuzun onun için kaygılandığımızı anlamasına bekleyemeyiz. Senin eve geç gelmen beni endişelendiriyor ve çok korkuyorum dediğimizde duygumuzu belirtmiş oluruz.

Hepimizin zaman zaman kendimizi anlatamadığımız olmuştur. Karşımızdaki insanları dinlemek ve anlam önemli, ama aynı zamanda onlara kendimizi duyurmanın yolarını da bulmak zorundayız. Ne istediğimizi, duygularımızı ve beklentilerimizi açıklayarak, kırıcı olmadan içten olabiliriz.

Bunun yöntemi suçlayıcı, aşağılayıcı SEN DİLİ kullanmak yerine, kendi duygu ve düşüncelerimizi ifade edebileceğimiz BEN DİLİ kullanmaktır.

İletişimde Ben Dilinin Öğeleri


Davranışın Tanımı: Karşımızdaki kişinin bizi rahatsız eden veya öfkelendiren davranışının tanımıdır. Davranışı doğru tanımlayabilmek karşımızda kişinin kişiliğine değil davranışın yönelik tepki gösterdiğimizi belirtir. Davranışı tanımlarken dikkat edilmesi gereken noktalar.

• Genelme içermemelidir. O anda yapılan ve rahatsız eden eylemi tanımlamalıdır.
• Sıfat, suçlama, yargılama ve değerlendirme içermemelidir.
• Davranış, herkes tarafından aynı şekilde gözlenilebilen, (görülen) şekilde ifade edilmelidir.


Davranışın Somut Etkisi: Karşımızdaki insanın yapmış olduğu davranış bizim para, zaman veya enerji ve emek kaybetmemize ya da sağlık sorunu yaşamamıza neden oluyordur. Karşımızdaki kişinin yaptığı davranış size fiziksel olarak zarar verir, canınızı yakar. Kısaca bu davranış neden sorusunun cevabını içerir.

Duygularımız: Karşımızdaki insanın yaptığı davranışın sonucunda hangi duyguyu yaşadığımızı ifade eder.
Karşımızdaki bireylerle sorun yaşadığımızda ilk yapmamız gereken davranışı tanımlamak ve bize yapmış olduğu somut etkiyi belirtikten sonra bu davranış sonunda duygularımızı ifade etmektir.

Örneğin: Örneğin eşimiz mutfakta tüp gaz ocağını açık unuttuğunda onu sorumsuzlukla suçlamaya yerine olayı tanımlarsak. Senin ocağı açık unutman evdekilerin hayatını tehlikeye sokmuştur ve ben onu açık gördüğümde çok korktum, şeklinde ifade edersek eşimiz bizi daha da iyi anlar.

Ben dilini yalnız başına kullandığımızda yeterli olmaz ilişkilerde sadece kendimizi ifade etmemizi sağlar. Ben dilini kullanırken etkin dinlemeyi yapmalıyız karşımızdaki bireyin kendisini ifade etmesine olanak sağlamalıyız.

Örneğin:
Anne: Okuldan geç gelmen

Çocuk: Anne

Anne: Yemeğin 1 saatten fazla masada kalmasına neden oldu

Çocuk. Anne

Anne: Seni beklerken başına bir şey gelmesinden çok korktum ve endişelendim

Çocuk: Anne bu gün kursumuz olduğundan dolayı geç geleceğimi sana sabahleyin söylemiştim.

Anne burada ben dilini kullanmasına karşın çocuğunu dinlemediğinden ben dili başarılı olamamıştır.

İletişimde daha az sorun yaşamak dileğiyle!
Mithat POLAT


» Diğer Yazılarıma Bakmak İçin Buraya Tıklayın «


Yorum yapabilmek için üye girişi yapınız veya facebook hesabınız ile yorum yapın.



 1. Dershaneler ile ilgili düzenlemeyi

Olumlu Buluyorum
% 45

Olumsuz buluyorum
% 53

Fikrim yok
% 3

Toplam Tekil Hit: 972220
Toplam Çoğul Hit: 8461098
Kimler Online ?
14 Ziyaretçi, 0 Üye
En son üyemiz vldnunl, Hoşgeldiniz.

Copyright © Turkpdr.com | 2010 | Bu sitede yer alan içerikler kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz ve yayınlanamaz