Aşırı Hareketlilik (28.02.2011)
Bazı çocuklar yaşıtlarına göre aşırı hareketli olabilirler. Bu durumun bir çok nedeni olabilir. Genelde aşırı hareketli çocuk denince aklımıza hiperaktif çocuklar gelir. Çocukta aşırı hareketlilik her ortamda oluyor yer ve zaman dinlemiyorsa o zaman hiperaktiviteden şüphelenmek gerekir. Bu durumda çocukta dikkat eksikliğinin de eşlik ediP etmediğine bakılması gerekir. Aşırı hareketli çocuklar devamlı kıpır kıpırdırlar , yerlerinde duramazlar , sanki bitmez bir enerjileri var gibidir.
Bazı çocuklar yaşıtlarına göre aşırı hareketli olabilirler. Bu durumun bir çok nedeni olabilir. Genelde aşırı hareketli çocuk denince aklımıza hiperaktif çocuklar gelir. Çocukta aşırı hareketlilik her ortamda oluyor yer ve zaman dinlemiyorsa o zaman hiperaktiviteden şüphelenmek gerekir. Bu durumda çocukta dikkat eksikliğinin de eşlik ediP etmediğine bakılması gerekir. Aşırı hareketli çocuklar devamlı kıpır kıpırdırlar , yerlerinde duramazlar , sanki bitmez bir enerjileri var gibidir.
Genelde aşırı hareketli çocukların durumu okula başladıkları dönemde belirgin bir şekilde fark edilir. Öğretmenden sık sık uyarı alınması ile anne baba olayın farkına daha da iyi varır. Bu durum çocuğun sosyal ilişkilerini ve ders başarısını etkiler. Normalde belli bir kapasitede olan bu çocuklar ders başarısızlığı ile karşımıza gelirler. Bu durumlarda ilaç tedavisi ve diğer tedavi yaklaşımları çocuğun geleceği açısından önemlidir.
Aşırı hareketlilik durumu çocuğun sıkıntı ve problemlerine bağlı da gelişebilir. Bazı psikiyatrik durumlarda çocuklarda bu türlü hareket artışına rastlayabiliyoruz. Bu durumda çocukta sıkıntıya ikincil olarak gelişmiş yerinde duramama, hareketlilik artışı görülür. Altta yatan sıkıntının ve stres etkeninin halledilmesi ile çocuğun bu hareketliliğinde azalma görülür.
Bu çocukların genelde anne ve babalarında da buna benzer bir hareketlilik çocukluk dönemlerinde olabilir. Bu türlü çocuğu olan anne babaların olaya gayet sakin yaklaşarak , bu hareketliliği ve çocuğun psikososyal gelişimini iyi yönlendirmeleri gerekir. Aşırı hareketliliği yüzünden çok eleştirilen ve sosyal ortamlardan dışlanan çocuklarda , başka psikiyatrik problemlerde oluşabilir. Bu çocukları sportif faaliyetlere yönlendirmek , onları olumlu ve faydalı uğraşlarla meşgul etmek , enerjilerini bazı hobilere kanalize etmek, dikkat eksikliği ve hiperaktivite durumu varsa tedavisini sağlamak önemlidir.
ANNE - BABA VE BEBEK ARASINDAKİ KARŞILIKLI İLİŞKİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
90-100 (mükemmel uyumlu ilişki) Hemen her konuda bebek ve anne-baba birlikte vakit geçirmekten çok mutludur ve karşılıklı olarak çok olumlu bir bakış vardır. Karşılıklı ilişkide olağan üstü derecede uyumlu ve karşılıklı anlayış vardır. Arada çok nadir olarak çatışma alanları mevcut olup , anne - baba çocuk ile birlikte çok güzel ve eğlenceli vakit geçirir. Çocukta herhangi bir uyku- yeme - davranış sorunu (psikolojik kaynaklı) yaşansa bile son derece hafiftir. Bakım verene karşı bağlanması tamdır.
70-90 (çok iyi uyumlu ilişki) Çoğunlukla anne-baba bebek ile uyumlu ve olumlu bakış açısındadır. Anne-baba bebek ile genellikle çok iyi vakit geçirir , anlamlı derecede karşılıklı vakit geçirmeden ve meşguliyetten hoşnutluk vardır. Bebeğin uyku -yeme-davranış sorunu (psikolojik kaynaklı ) bir miktar yaşanır ama kısa süreli olarak sorunlar oluşur , genel olarak karşılıklı anlayış içerisinde problemler halledilir. Çocuğun bakım verene bağlanması tamdır.
50-70 ( orta derecede iyi uyumlu ilişki ) Çoğunlukla anne-baba bebek ile iyi anlaşır ve uyumludur. Olumlu bakış genele göre ağırlıktadır fakat bazı zamanlarda anne-baba ile bebek arasında önemli sorunlar yaşanır ( önemli davranış sorunları , uyku , yemek sorunları ) bu sorunlar ara sıra olmasına karşın önemli şiddette ve geçici olarak ilişki bozulmalarına yol açmaktadır. Ama bu problemler uzun sürmez kısa sürede çözülür , karşılıklı olumlu bakış ve uyum devam eder. Çocuğun bağlanmasında sorun yoktur.
30-50 ( orta derecede bozuk uyum gösteren ilişki) burada çoğunlukla anne-baba ile bebek arasında sorunlar yaşanır , olumlu bakış ve karşılıklı uyumda bozulmalar belli dönemlerde krizlere yol açar. Anne-baba bebek ile bir arada olmaktan genelde hoşlanmamamakla birlikte karşılıklı ilişkinin iyi olduğu dönemlerde vardır ama genele göre azınlıktadır. Zamanın çoğu ilişkinin bozuk olduğu durum veya vakitlerdir. Anne-baba bebek arasında uyum bozulmuştur ve karşılıklı ilişki kurarak birlikte hoşça vakit geçirme zamanları azalmıştır. Davranış-uyku-yeme konusunda çoğu zaman sorun yaşanır. Anne-baba bebekleri ile ilgi konusunda eksiklikler göstermektedir. Çocukta bağlanma sorunu olabilir.
10-30 (ileri derecede uyumsuzluk gösteren ilişki ) Burada anne baba ile bebeğin ilişkisi bozulmuştur. Anne baba bebeği ihmal etmekte , ilgi ve sevgide ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Bebeğe yönelik sözel -fiziksel istismar ara ara yaşanmaktadır. Bebek anne-baba yanında durmakta iken gergin ve kaygılıdır. Anne-baba bebeğin bakımını yapmak istemez , bebek ile bir arada olmaktan hoşlanmaz. Uyku-yeme-davranışlar konusunda çok ileri derecede krizler yaşanır ve düzen bozulmuştur. Çocuğun duygusal ve fiziksel bakımı konusunda ihmal durumu ağırlıklı olmaktadır. Birbirine karşı olumsuz bakış her iki tarafta da yoğundur. Çocukta bağlanma sorunu yaşanma ihtimali çok artmıştır.
0-10 ( kopmuş ilişki ) Anne-baba bebek ile hiç ilgilenmez , sözel ve fiziksel istismar vardır. Bebekte hemen her alanda sorunlar vardır. İleri derecede psikiyatrik sorunlar yaşanır. Anne-baba bebeği istemez , sevmez , ihtiyaçları ile ilgilenmez. Çocuğun uyku-yeme- davranış olarak ileri derecede sorunları ve krizleri vardır. Çocuğun tıbbi bakımı ihmal edilir. Anne -baba çocuğun varlığından rahatsızdır. İleri sorunların yaşanabilirliği artmıştır. Çocukta ciddi derecede bağlanma sorunu vardır..
AİLE ÇEŞİTLERİNİN DEĞPERLENDİRİLMESİ
İdeal Aile: İster yalnız baba çalışsın , ister anne baba birlikte çalışsın ,ister se göç etmiş olsun , evde rol dağılımı ve yetkilerin ortak olduğu , kurallara sonuna kadar bağlı , ortak kararlarda ortak söz sahibi olan , birbirinin hak ve hukukuna saygılı , çocukları ve evdeki diğer bireyler ile her yönden yakından ilgili , kişilerin aile ortamında kendini huzurlu hissettiği , karşılıklı anlayış ve hoşgörü içerisinde yerleşmiş yapısı ile tamamen fonksiyonel olan aile yapısıdır.
Sorunlu Olabilecek Aile Tipleri:
1-Babanın çalıştığı , daha çok ev hakkında annenin söz ve kurallarının geçerli olduğu , Çocuklarının bakımının tamamen anne üzerinde olduğu , babanın çoğu zaman çocukları ile mesafeli olduğu aile
2- Anne babanın deneyimsiz olması , genç yaşta evlenmeleri , istemeyerek çocuk sahibi olmaları , çocuk konusunda anlaşamamaları ve çeşitli nedenler ile sürekli anlaşmazlık göstermeleri ile kendini gösteren aile tipidir.
3- Anne ve baba daha çok kendi işleri ile yüklü , çocuk küçükse büyük anne baba veya dadıya bakımının bırakıldığı , büyükse kendi haline bırakılan aile tipidir. Bu durumda çocuktan sürekli düzen ve disiplin istendiği aile tipidir.
4-Aile daha çok atadan gelen geleneklere bağlıdır . Çocuğa davranışın önemi konusunda çok fazla bilgili olmayan aile yapısıdır.
5-Kırsal bölgelerden kente göç eden , sosyal , ekonomik ve uyum açısından bazı problemler ile karşılaşan aile yapısıdır.
ANNE BABANIN VE AİLE ORTAMININ ÇOCUĞA ETKİLERİ
Anne babanın ve aile ortamının çocuğun ilk doğduğu andan itibaren devam eden süreç içerisinde çocuğa etkisi büyük olmaktadır. Anne babanın kişilik yapıları , eğitim durumları , meslekleri , zeka düzeyleri , bedensel ve ruhsal hastalıkları , psikososyal durumları , sosyokültürel statüleri , yetişme tarzları ve kendi anne babalarından gördükleri muamele ,çocuğa yaklaşım tarzları , çocuk için ayırdıkları vakit vb. durumlar, çocuğu birinci planda etkiler.
Çocuğun bu türlü anne baba etkileşiminin yanı sıra, ailenin sosyoekonomik durumu, ailenin teknolojiden yararlanması , ev ortamının yeterliliği ,ev ortamındaki huzur ve anlaşma durumu , yaşanılan şehir , evin bulunduğu sosyokültürel çevre, sosyal imkanlar, devletin sunduğu imkanlar , okul ve öğretmen durumu , akrabaların durumu ve konumu , sağlık hizmetlerinden yararlanma , iletişim ve medya araçlarının durumu ve buna benzer sayılmayacak kadar etken ile çocuk etkileşim içerisindedir . Bütün bu etkileşimler ile çocuğun psikososyal , sosyokültürel gelişim ve şekillenmesi sağlanır.
Olumsuz mesajların ve iletişimin ailenin her bireyine , özellikle çocuklara etkisi çok fazladır. Unutulmamalı ki yaşayan ve gelişen bir psikososyal varlık olan çocuk ; konuşulan her sözden , her jest ve mimikten , her tavır ve durumdan , iyi veya kötü olarak etkilenecek ve bu etkilenme ile çocuğun kimlik , kişilik ve psikososyal yapısı şekillenecektir.
İdeal davranış ve ideal aile ortamı çocuğun sağlıklı bedensel ve ruhsal gelişmesini sağlayacaktır. Aksi takdirde aile fonksiyonelliğindeki arızalar çocuklarda ve aile bireylerinde psikiyatrik rahatsızlıklar şeklinde kendini gösterecektir. Çocukların genel durumu aileden , çevre ve toplumdan kesinlikle etkilenecektir. Sağlıklı bireyler yetişmesi için fonksiyonel ailelere ihtiyaç vardır. Açının kollarını bu duruma örnek verebiliriz. Açının oluşma yerindeki açıklık ile sonundaki açıklık arasında büyük fark vardır. Yani çocukluktaki her yanlış veya doğru etki ileride kendini bir davranış , bir söz , bir tepki ile bir bütün içerisinde kendini gösterecektir. Hayatın temel kurallarından bir tanesi de etki tepki prensibidir. İyi veya kötü her etki o çeşitten bir tepki veya belirti olarak ortaya çıkacaktır.
BAZI ETKİ TEPKİ ÖRNEKLERİ
Etki-1-:Çocuğu sevmek , değer vermek , kabul edip onaylamak , ailede güven ortamı oluşturmak, sevdiğini ve kabullendiği söz ve davranış olarak aktarmak , yeri geldiğinde sabırlı ve ilgili olmak
Tepki-1-:Normal gelişim , kendine güven , insana ve topluma sevgi , başarılı bir sosyal adaptasyon
Etki-2-:Çocuğu kabullenmemek , açıkça istememek ,bu durumu yeri geldiğinde söz ve davranışlar ile belli etmek , bazı gereksinimleri ( sevgi , bakım , gelişime ait , vb.) ihmal etmek
Tepki-2-:Kendine , aileye ve topluma güvensizlik , sınırlı duygusal yapı , yalnızlığa ve suça eğilimli olma , aynı patolojik davranışı toplum içerisinde sergileme
Etki-3-: Çok aşırı titiz olma , aşırı kıyaslama , sık sık eleştirilerde bulunma , hep daha iyisini isteme , başarılardan tatmin olmama ve onaylamama , uyumsuzluk içinde olma ,kendini ifade etmesine izin vermeme
Tepki-3-: Çekingen , kararsız, başkaları tarafından yargılanma korkusu içinde bulunma , kendine güvensiz olma, kabiliyetleri ve becerileri olmasına karşın onları ortaya koyamama
Etki-4-: Çok aşırı müdahaleci , çok aşırı koruyucu kollayıcı olma , çocuğun kendini ortaya koymasına izin vermeme , çocuğun yerine bazı görevleri üstlenme ,ona olduğu yaştan daha küçükmüş gibi muamelede bulunma , sınırları aşırı gevşetme, aşırı şımartma , kuralsızlık
Tepki-4-:Kabiliyet ve becerileri gelişmemiş , sosyal gelişimi yetersiz ,
devamlı talepkar , başkalarına bağımlı , beklenen olgunluğa ulaşamamış,
çok çabuk karşı gelme , sosyal çevresine adaptasyonda zorlanan ,
engellenmeye tahammülsüz olma.