Tik Haline Gelen Davranışlar (28.02.2011)
Hepimiz büyürken belirli gelişim evrelerinden geçeriz. Bu evrelerde yaşadıklarımız ve yaşayamadıklarımızın kişilik oluşumunu etkiler. Kişilik, bir çok sorunların çözüm şekilleri ve engellerin aşılıp aşılmadığı ile yakından ilgilidir. Doğru yönde çözümlenen her sorun, çocuğun ruhsal gücünü arttırmakta, onu olgunlaştırmaktadır
Hepimiz büyürken belirli gelişim evrelerinden geçeriz. Bu evrelerde yaşadıklarımız ve yaşayamadıklarımızın kişilik oluşumunu etkiler. Kişilik, bir çok sorunların çözüm şekilleri ve engellerin aşılıp aşılmadığı ile yakından ilgilidir. Doğru yönde çözümlenen her sorun, çocuğun ruhsal gücünü arttırmakta, onu olgunlaştırmaktadır. Aile ortamında meydana gelen sorunlar veya çevreden kaynaklanan problemler, çocuğun gelişimini doğrudan etkiler ve kişiliğinde kalıcı ve belirleyici özellikler oluşturur. Bu özelliklerden biri de çocuğun tik geliştirmesidir. Tik, beden kaslarında irade dışı beliren aralıklı kasılmalardır: göz kırpma, burun oynatma, kaş kaldırma, burun çekme, omuz oynatma, kekemelik gibi. Bir müddet tik değişebilir fakat belli bir kasta yerleşip kalır.
Tikler, bir gerginlik belirtisi olarak ortaya çıkar. Aslında her tik denebilecek davranışta endişelenmek yersizdir. Çocuklar, taklit etme yoluyla öğrenir ve kişiliklerini geliştirirler. Arkadaşlarından gördükleri bir çok davranışı da taklit ederler. Eğer anne-baba çok büyük bir tepki verirlerse, çocuk bu davranışı yapmaya, üstelik sayısını arttırarak yapmaya devam eder. Bu yüzden, anne ve babaların çocuklarına tepki vermeden ve davranışlarını tik olarak değerlendirmeden önce, çocuğun yaşadığı çevreyi incelemeleri, çocuğu rahatsız eden bir şeylerin olup olmadığını araştırmaları gerekir. Çünkü, taklit edilen davranışlar, üzerinde durulmayıp yakışmadığı anlatıldığında bir müddet sonra geçecektir.
Tik haline gelen davranışlar, gerginliğin, tedirginliğin ve kaygı durumunun belli bir kasın kasılmasıyla ortaya çıkmasıdır. Tikler, aşırı heyecan, korku ve ürkme olaylarında meydana gelebilir. Genelde 6 yaşınddan sonra görülse de daha küçük çocuklarda da rastlanabilmektedir. Tik geliştiren çocukların aileleri, genellikle, titiz, baskıcı ve kuralcı bir disiplin yöntemi kullanan anne-babalardır. Aile içinde özellikle kızgınlık ve sinirlilik harici duygular ifade edilmediğinden, çocuk kendi duygularını tanımadığından ifade etmeyi ancak vücut diliyle (tikler ve kekemelik, saldırganlık veya çekingenlik gibi) anlatmaya çalışmaktadır.
Tiklerin sürekli üzerinde durulması veya bunlar yüzünden çocuklara kızılması, onların üzerinde daha fazla gerginliğe neden olmakta, tiklerin geçmesini beklerken sayısının artmasına neden olmaktadır. Bu şekilde tik engellense bile, ortadaki sorun kalkmazsa başka bir tik halinde ortaya çıkabilir. Bu yüzden, önemli olan tikin ortadan kalması değil, tik olmasına neden olan sorunların çözülmesidir. Bu amaçla, aile profesyonele başvurmalı, sorunların kaynaklarına inilmelidir. Eğer sorun aile tutumundaysa, olumlu iletişim becerileri ve annelik-ebeveyn eğitimi gibi seminerler ve workshoplar özellikle yeni disiplin yöntemleri geliştirmek için idealdir. Eğer sorun çevredeyse, ortamdaki küçük bir değişiklik bile bazen çözüm olabilmektedir. Eğer sorun çocuktaysa, kişilik özelliklerini güçlendirmek için zaten yardım almak önemlidir.
Her ortaya çıkan davranış değişikliği büyük bir problem demek değildir. Ama çocuğu tanımak, değişimin farkına varmak, nedenelerini araştırıp çocuğa ondan sonra tepki vermek, gerekirse yardım almak, anne ve babanın sürekli kendilerini eğitmeleri ve geliştirmeleri belki sorun çıkmasını engellemeyecektir ama sorunların herkes için en olumlu şeklide çözülmesine yardımcı olacaktır.
Hepiniz sevgiyle kalın.
Kaynak: Arzu Yeşilleten
Uz. Psikolojik Danışman