AnaSayfa Haberler Makaleler Forum Dosyalar Yazarlar Kadromuz PanoYazıları İletişim
Online DESTEK
Beğendiysen Paylaş
Bookmark and Share
Anamenu
Haftanın Yeni Çıkan Kitabı
rehberlik, rehber, kitap

Rorschach Bütünleyici Sistem Uygulama
Kodlama, Puanlama, Yorumlama

Son Eklenen Rehberlik Pano Yazıları
En Çok İndirilen Dosyalar
Üyeler
Üyeler Bloğu:
Bugün: 0
Dün: 1
Tam: 9559
Enson: PDR__25
Kimler Online?
9 üye online (2 üye görüntülendi Üyelerimizin Yazıları)

Üye: 0
Ziyaretçi: 9

daha...
Yeni Üyeler
PDR__25 2010/7/28
inmemoriales 2010/7/27
harikahoca 2010/7/23
ilal 2010/7/22
ahokan 2010/7/22
Tekil Ziyaretçi
Bugün : 82
Dün : 160
Bu Hafta : 703
Bu Ay : 3380
Toplam : 682138
LogCounterX by taquino
rehberlik


Google Reklamları
     

  Psikolojik Danışmanlık Tüm yazılar : 9  
Gönderen barcak on 2010/7/13 22:09:01 (14 okuma)

İntihar olgusu incelenirken en ilginç ve en üzücü olanı hiç şüphesiz çocuk intiharlarıdır. Henüz bedensel gelişimlerini tamamlamamış, kişilikleri gelişmemiş, hayatın çeşitli zevklerini alamamış bu küçük insanların daha bu yaşta niçin intihar ettiklerine geçmeden önce, çocuklarda ölüm kavramının nasıl ve ne zaman geliştiğini inceleyelim.
Çocukluğun ilk yıllarında ölüm, görünmezle eşanlamlıdır. İlk yaşın sonlarında bebek annesinin yanında olmayışıyla onun var olmadığını düşünür. Daha sonraki yaşlardaysa çocuk tamamen yalnız olmadığını ve bu gücünü kontrol edebileceğini öğrenir. 2-4 yaşları arasında çocuk bazı fanteziler geliştirir. 6 yaşına kadar süren bu fanteziler; sevilen bir kişiye karşı duyulan ölüm isteklerdir. Bu tür fantezileri arttığı zaman, çocuk bu düşüncesinden dolayı utanır ve suçluluk duygusu uyanır. Çünkü başkasının ölümünü istemek, kendi ölümünü düşünmekten daha korkunçtur.
Çocukluk döneminin sonuna kadar ölüm kavramı tam olarak gelişmez; çocuk, ölümün sadece büyüklere özgü olduğunu düşünür. Çevresel güçlüklere tepki verirken, ciddi olarak kendini öldürmeyi düşünmek onun yapısına aykırıdır. Burada fantezileri ve gündüz rüyaları da yardımına koşar. Bunlar yoluyla intihar düşüncesi pek akıllarına gelmez.
Çocuk yavaş yavaş büyüyerek yaşamın edilgenliğinden, oyunun etkinliğine geçerken hoşa gitmeyen yaşantısını oyun arkadaşlarından birine aktarır ve böylece yerine geçen biri aracılığıyla kendinden öcünü alır.
Yapılan araştırmalara göre, çocukların hemen hepsinde geçici intihar eğilimleri vardır. Çocuklar, ölümlerinin diğerleri üzerinde yaratacağı etkinin düşüncesinden zevk almalarına rağmen, onunda uygulamayı reddederler.
Çocuklarda evden kaçma olaylarına sık sık rastlanır. Yapılan araştırmalarla evden kaçma ve intihara aynı dinamiklere sahip oldukları saptanmıştır. Çocuk evden uzaklaşarak sorunlarından kurtulacağını düşünür. Sevdiklerinin yanında olmamak, onların ölü olmalarıyla aynı sonuca varır. Ancak ağır korku ve sıkıntı dolu bir yaşam çocuğun kaçma dışında kendisine zarar verme düşüncesi için bir ortam hazırlayabilir.
Ölüm hakkındaki düşünceler çocuklarda genellikle 10 yaşından sonra oluşur. Bu nedenle 10 yaşın altındakilerde intihar olaylarına pek rastlanmaz. 10 yaşındakilerden büyük olanlarda bile intihar oranları oldukça düşüktür. Fakat, buna rağmen intihar girişimleri gerçek intiharlardan kat kat fazladır. Bu oransal farklılığın başlıca nedeni seçilen yöntemin ölümcül olmaması yanı sıra, iki davranışın –daha öncede belirtildiği gibi- farklı dinamiklere sahip olmasıdır. Gerçek intihar grubunda dağılmış aile etkeninin oluşması ve büyük bir oranda ana-baba ölümüne bağlıdır. İntihar girişimlerinde ise ana-baba boşanması yüksek oranda bulunmaktadır.
İntihar girişimi ile çocuk ailesindeki sorunları halletmeyi amaçlar. Bu tür bir tepkiyle ebeveynlerini korkutarak dağılan aile birliğini eski durumuna getireceğini düşünür; bunda oldukçada başarılıdır. Çünkü dağılmış ailelerin bir çoğu çocukları için tekrar bir araya gelirler.
Gerçek intiharlarda ise, ana-babadan birinin kaybı ve ona kavuşmak isteği çocuğu ölüme sürükleyebilir. Bunun yanı sıra başkasına yönelik öfkenin suçluluk ve utanç duygusuyla içe alınması sonucu ortaya çıkan bunalımla da çocuk intihar edebilir.
Çocuk intiharlarının sayısal olarak az olduğunu belirtmemize rağmen, bu intiharların yaklaşık % 75’i erkek çocuklar tarafından gerçekleştirilir. Girişimlerdeyse kız çocuklar çoğunluğu oluşturur. Kız çocuklar edilgen olmaya daha çok zorlandıkları için, bir şeyi elde etme amacıyla girişimlerde daha çok bulunurken, erkek çocuklar otoriteye karşı gelme, nefret, saldırganlığın kendine yöneltilmesi sonucu ölmeyi daha çok istemektedirler.
Başkalarını yönetme, sevgi ve etkinlik kazanma, sevdiği insanları cezalandırma çocukları intihara sürükleyen nedenler arasında sayılabilir. Çocuk daha önce, “beni kaybedince çok üzüleceksiniz” vb. uyarılarda bulunmuş, fakat gerekli ilgiyi yine de bulamamıştır; başvurulacak son çare ise intihar olur. Ailede meydana gelen intihar olayları da çocuğu bazen cezbede bilir. Çocuklukta bu eğilim otaya çıkmasa bile, ilerde bazen kendini gösterebilir. Burada önemli olan, eğilimin çocuklukta ortaya çıkmasıdır.
Sonuç olarak çocuk intiharlarında en önemli etkenin aile olduğunu söyleyebiliriz. Boşanma veya ölüm sonucu ailenin parçalanmasıyla çocuk, en çok ihtiyaç duyduğu sevgiden yoksun kalmaktadır. Ayrıca, aşırı ya da az ilgi göstermek de çocuk bu tür bir davranışa yönelebilir. Şunu da belirtmek gerekir ki, çocuğun sosyalleşmesine çalışan aile bireylerinin yapması gereken en önemli şeylerden birisi de, yaşam ve ölüm hakkında az da olsa tatminkâr edici bazı bilgileri vermeleridir.
Hemen her ülkede çocuk intiharları toplam intihar oranlarının % 10’unu geçmemektedir. Bunların çok büyük bir kısmı da 9-10 yaşından büyük olanlar tarafından gerçekleştirilmektedir.
Nedenler:
Çocukların, ölümün gerçek anlamını algılayamayışları da intihar girişimleri için bir risk faktörüdür.
İntihar girişiminde bulunan erkek çocukların sıklıkla ruhsal bozukluklara ilişkin belirtiler gösterdiği dikkati çekmektedir.
Depresyon yetişkinlerde olduğu gibi çocuk ve gençlerde de önemli bir risk faktörüdür.
İntiharın problem çözme becerilerinin yetersizliği, stres ve umutsuzluk duyguları ile de yakın ilişkisi vardır.
Çocuklar, 9 yaş ve üzerinde, ölümün geri dönülmezliğini ve evrenselliğini anlamaktadırlar. Aynı zamanda, bu yaşlardaki çocuklar gelişimsel olarak zorlu bir dönem olan ergenliğe adım atmak üzere oluyorlar. Ağır yaşam koşulları, kişisel etkenler ve beklenmedik olaylar bu yaş çocuklarının üzerindeki baskıyı artırıyor ve intihar risk oluşturuyor.
Mükemmeliyetçilik ve bilişsel faktörler de intihar girişimleri için risk oluşturmaktadır.
Ülkemizde erken yaşlardan itibaren çocukların sınav hazırlıkları içine sokulmaları belki de hiç hazır olmadıkları bir yarışın bayrağını taşımak zorunda kalmaları da bu baskıyı ve riski artıran etkenler arasında yer almaktadır.
Kendine gerçekçi olmayan standartlar ve hedefler koyma, başarısız olduğunda aldığı eleştiriye katlanamama gibi nedenler de çocuk ve gençlerin intihar girişimlerinde etken oluşturmaktadır.
Göçler, ailenin parçalanması ve tek ebeveynle sosyal desteklerden yoksun kalarak yaşamak da intihar girişimleri nedenleri arasındadır.
İşsizlik ve buna bağlı olarak yaşanan ekonomik sorunlar, ailenin ya da çocuğun bağlı olduğu yer ve kişilerden ayrılması, sosyal ilişkilerin kesintiye ve değişime uğraması da intihar girişimleri için risk oluşturur.
Aile içindeki geçimsizlikler, ihmal ya da istismar da çocukların intihar girişimleri için risk faktörleri arasında yer alır.
Ayrıca, aile içi sorunlar, geçimsizlik, aile içi şiddet, ayrılık ve kayıp intihar riskini artıran öğeler arasında yer almaktadır.

ÇOCUĞA NASIL YARDIM EDİLEBİLİR?
1- Yaşına uygun açıklamalar yapın.
2- Soyut açıklamalardan uzak durun.
3- Ölümü bir seyahat ya da uyku olarak açıklamayın.
4- Sorularına ve konuşmasına izin verin.
5- Merakını geçiştirmeyin.
6- Vefat etmiş aile fertlerinin de bulunduğu fotoğraf albümlerine bakın.
7- Mezarlığı ziyaret etmelerini sağlayın.
8- Kendi duygularınızı saklamayın.
9- Ana-babalarına veya kendilerine bir şey olacağına ilişkin kaygıları hakkında konuşun.
10- Çocuklarla suçluluk duyguları hakkında konuşun.

Barış ÇAKIR-Pedagog
0506-239 58 80 bariscakir@hotmail.com
7/24 Psikolojik Danışmanlık Merkezi Rıhtım Kadıköy/İST.

    Yazı no : 31

Fazlasını göster Psikolojik Danışmanlık
  Eğitim Tüm yazılar : 13  
Gönderen merhabadostlar on 2009/8/18 21:55:13 (121 okuma)

MATEMATİKLE BARIŞIYORUM

İlkokulda seni karşımda buldum,
Korkudan yıkıldım, sararıp soldum.
Korkumun ilacıyla tanışıyorum,
Matematik seninle barışıyorum.

Modern matematik dedin uyuttun beni,
Rüyamda bile korkuttun beni.
Yeni yöntemlerle tanışıyorum,
Matematik seninle barışıyorum.

Vereme bile çare bulundu,
Matematik ise bir kenara konuldu.
Gerçek matematikle tanışıyorum,
Matematik seninle barışıyorum.

Olmaz denen Bolu Dağı delindi,
Korkularım birer birer silindi.
Pırıl pırıl zekâmla tanışıyorum,
Matematik seninle barışıyorum.

Neye inanırsam kaderim oymuş,
Korkular virüsü beynime koymuş.
Anti-virüs programlarıyla tanışıyorum,
Matematik seninle barışıyorum.

Sana giden yollar bir tek değil çok imiş,
Bu konuda benim fikrim yok imiş.
Patikadan çıktım, otobanla tanışıyorum,
Matematik seninle barışıyorum.

Ezberdir diyerek sana çamur attılar,
Suçu sana yıkıp rahat rahat yattılar.
Ezbersiz yöntemlerle tanışıyorum,
Matematik seninle barışıyorum.

Film bitti artık ezber bozuldu,
Bunun için ne destanlar yazıldı.
İçimdeki gerçek güçle tanışıyorum,
Matematik seninle barışıyorum.

Atalarımın izinden gitmeliyim,
Zirveye bayrağı dikmeliyim.
Kararlıyım dünya ile yarışıyorum,
Matematik seninle barışıyorum.

Necip GÜVEN Eskişehir 14 Ağustos 2009

Eğitimci-yazar Necip GÜVEN / Eskişehir

Tel: 0 ( 505 ) 346 80 02 ( Avea Öğretmen Hattı )

necipguven2003@mynet.com

http://www.matematigisevdirenadam.com/






    Yazı no : 30

Fazlasını göster Eğitim
  Denemeler Tüm yazılar : 5  
Gönderen samil on 2007/12/11 1:27:59 (902 okuma)

Ergenlik dönemi insan yaşamını temelini oluşturur. Bu dönemde bireyin sağlığı, eğitimi, beslenmesi vs. kadar aile ortamının ona sağladığı sevgi ve şefkatte son derce önemlidir. Ancak tüm bunlar kadar önemli olan bir başka nokta da, insanın gelişiminin tüm yönlerini destekleyebilecek bir sosyal ve fiziksel ortamdır. Bu dönemdeki yaşantıları onu gelecekteki hayata bakış açısını da önemli ölçüde etkileyecektir. Bu nedenle istenen bir çocuk olduğunu ona hissettirmek, yaşamın ilk yıllarından itibaren saygı-sevgi-şefkatle büyütülmek, tutarlı ve kararlı yetişkin davranışları ve zengin uyarıcılar kişinin sağlıklı bir şekilde gelişmesinin olmazsa olmaz koşullarıdır.
Bu dönemde bireyin eğitiminde aile önde gelen kurum olmakla birlikte, sosyal çevre, kitle iletişim araçları da ailenin eğitim çabalarına değişik katkılarda bulunabilir. Gelişen teknolojiyle birlikte medyanın birey üzerinde yapabileceği etkileri düşündüğümüzde, kitle iletişim araçlarından gelen etkileri daha da ön plana çıkartmaktadır.- Ama maalesef bugün iletişim araçları bunun tam tersi yani olumsuz bir misyon yüklenmektedir- aile, hem çocuğun her yönüyle gelişimi ve eğitimindeki doğru yerini ve rolünü bilmek, hem de dıştan gelen zararlı olabilecek etkileri ortadan kaldıracak önlemleri almak zorundadır. Bu da ancak ergenlik dönemindeki bireyin bulunduğu yaş grubunun özelliklerini, bireysel gelişim özelliklerini, ihtiyaçlarını ve bu dönemdeki eğitimin amaç ve ilkelerini bilmekle gerçekleşebilir. Sağlıklı, mutlu, üretken insanlar yetiştirebilmek için bu dönemi tanımak ve en iyi değerlendirecek şekilde gerekenleri yapmak zorundayız.
Son olarak; bireyin dış etkenlere en fazla açık olduğu ve korunmaya ihtiyaç duyduğu bu dönemde, öğretmenler, aile ve okul işbirliği en iyi şekilde değerlendirilmesi, sağlıklı bireylerin yetiştirilmesi açısından son derece önemlidir.

    Yazı no : 12

Fazlasını göster Denemeler
4. Yıldır Kesintisiz Hizmet İXİR Host
Yeni Sayfa 1



Arama
Giriş
Köşe Yazıları
Son Eklenenler Dosyalar
Anket
PDR ile ilgili Bilgileri En Fazla Nerden Elde Ediyorsunuz?
Web Sitelerinden
Mail Gruplarından
Arkadaşlardan
Cd'lerden.
Turkpdr Twitter
Yeni Sayfa 1

Bizimle Çalışır mısınız?
Turk PDR Rehberlik

Dostlarımız


 
 

Site içeriğindeki materyaller ve yazılar sahiplerine aittir, Turkpdr.com ve yapımcıları hiçbir şekilde yasal sorumluluk kabul etmez.

2005 - 2007 Turkpdr.Com | Proje ve Site Sahibi : Serdal GÜR  | Teknik Altyapı, Tasarım ve Yayın : İxir Teknoloji