indeximage

Ev Ödevi...




Ev Ödevinde Yaşanan Sıkıntılar,
Bunların Sebepleri ve Çözüm Önerileri
(1.Sınıf Velileri İçin)


Okul zilleri çaldı, çocuklarımız sınıflarında yerlerini aldılar. Bazı çocuklar var ki, diğerlerine göre daha farklı bir heyecan yaşamaktalar. 1. Sınıfa başlayan çocuklar Okuma-Yazma öğrenecekleri için anne-babalarıyla birlikte farklı heves ve heyecanlarla, 2007-2008 eğitim öğretim yılına başladılar.

1. Sınıfların heves ve heyecanları bazı çocuk ve anne-babalar için hala devam eder iken, bazı çocuk ve anne-babalarımız için ise, ilk günlerde yaşamış oldukları heyecan ve heves yerini panik, kaygı, stres ve endişeye bırakmış durumda bulunmaktadır.

Okulların açılmasının üzerinden az bir zaman geçmiş olmasına rağmen, anne-babaların bir kısmında çocuğun okul başarısına yönelik kaygılar oluşabilmektedir. Bazı anne-babaların duydukları kaygıyı şu cümlelerle ifade ettiği gözlenmektedir. “ Çocuğum dersin başına geçmiyor, geçse de çok çabuk sıkılıyor, yanlış yaptığında hemen dersin başından kalkmak istiyor. Bu durum hep böyle mi devam edecek?”
Sordukları soru ise şu: “Bu konuda, ebeveyn olarak benim evde yapmam gerekenler neler?”

İşte bu noktada pedagojik boyutları değerlendirerek anne-babalara yol göstermek önem taşımaktadır.

- Çocuğun bu yaş dönemindeki gelişim dönemleri özelliklerini dikkate alarak hareket etmekte fayda vardır.

- Anne baba olarak çocuğun başarılı olmasını istemek kaçınılmaz bir davranıştır. Çocuğun ilgi ve yeteneklerini yakından tanıyarak başarılı olabileceği konularda onu yüreklendirmek okula ve siz anne babalara da düşen bir görevdir.

- Çocuk “evde ders çalışma olgusu”na yabancıdır. Bu konuda onu bilgilendirerek yapması gerekenleri hatırlatmanız onun bu kavrama uyum süresini kısaltacaktır.

- Okul kurallarını öğrenme, anne babadan ayrılma dönemi, arkadaş edinme çabası, kalem kullanma uğraşı, evde çalışma alışkanlığı, yeni sorumluluklar üstlenme görevi vb. gibi durumlar çocukta farklı tepkilere neden olabilir. Yeni durumlara uyum sağlama süresi her çocuğa göre farklılık gösterebilir. Çocuğunuzu başka çocuklarla kıyaslama yanlışına düşmeyiniz. Çocuğu öğretmeninden daha çok tanıdığınız tartışmasız bir gerçek, bu gerçekten yola çıkarak onun özelliklerini göz önünde bulundurarak ona yaklaşımda bulunmanız yerinde olacaktır.


“Çocuğum yanlış yaptığında dersi bırakmak istiyor.”


- Çocuktan herzaman doğru davranışı beklemek biz yetişkinlerin bile yanlışlar yaptığı bir hayatta doğru bir davranış olmayacaktır. Çocuk yanlışlar da yapacaktır. Anne-baba olarak çocuğun yanlışına direkt müdahale etmek, düzeltmek değil de bize düşen, yanlış yaptığının farkındalığını kazandırmak olabilir. Çocuğa “Sence bu şekil örnektekine benziyor mu?” sorusunu yönelterek yanlışını kendisinin bulmasını sağlayabilirsiniz. Böylece kendisine olan güveni kırılmayacaktır. Çünkü, evet yanlış yapmıştır ama farkına da varabilmiştir.

“Çocuğum evde ders çalışırken birkaç kez üst üste yanlış yaptığında ders çalışmasına devam etmek istemiyor.”



- Çocuğa yanlış yapmanın da insanlar için olduğunu, daha doğru çizgi çekebilmeyi, kalem tutmasını, derslerini düzenli çalıştığında daha kısa sürede öğrenebileceğini yumuşak bir ifade ile ona anlatmakta yarar vardır.

- Çocuk, eğer dersi yapmak için girişime her bulunuşunda sürekli yanlış yapıyorsa, çok üstüne gitmemek onun sıkılmasını önleyici davranış olacaktır. Çalışması gereken daha kolay yapabildiği farklı dersleri varsa onlara ilgisi çekilerek, bir süre başarma duygusu tatmin edilmeye çalışılabilir.

- Çocuk, doğru davranışlar sergilediğinde övgü sözcükleri duyarsa ( aferin sana, bak çok düzgün oldu, evet yapabiliyorsun... ) başarma duygusu pekişecek ve kendisine olan özgüveni artacaktır. 7 yaş çocuğu ders çalışma ile yeni karşılaştığı için, çok uzun süre defter kitabın başında sandalyesinde oturmakta güçlük çekebilir. 15-20 dakikadan fazla oturduğunda eğer sıkıldığını söylüyorsa ona 5 -10 dakika dinlenme arası verebilirsiniz.

“Haydi, 10 dakika dinlenebilirsin, sonra da dersini bitirene kadar çalışmaya devam edebilirsin.”gibi cümlelerle onun yorulduğunu anladığınızı ve ona zaman tanıdığınızı hissetmesi, ona sizin tarafınızdan anlaşıldığı hissini verecektir.

- Ders çalışması sırasında kurduğunuz diyaloglarda yumuşak bir ses tonu kullanmanız, onu desteklediğiniz mesajını verecektir.





“Çocuğum okuldan eve geldikten sonra dersin başına geçmekte direnç gösteriyor.”

- 6-8 yaş dönemi oyun çağından okul çağına geçiş döneminin başı olduğu için çocuğunuzun ders çalışma sorumluluğu kazanması zaman alabilir.

- Anne-baba olarak, “çocuğum çalışma alışkanlığı kazandı mı?” önce bu soruyu kendinize sormalısınız. Eğer çocuk dersin başına geçmekte güçlük çekiyorsa, öncelikle akşamları zamanının bir kısmını dersinin başında geçirmesi gerektiğini, zorunluluk ya da kuralmış gibi değil de, bu durumun her öğrenci için doğal bir süreç olduğunu ona; onun anlayabileceği sadelikte kısa cümlelerle anlatmanız faydalı olacaktır. Yoksa, çocuk için şimdiye kadar akşamlarını oyun oynayarak geçirirken, şimdi neden defterinin başına geçmesi gerektiği sorusuna kendi kendisine cevap bulamıyorsa, bunu yapmak gereği de duymamaya devam edecektir.

- Çocuğunuza yapması gerekenleri hatırlatırken sebeplerini de söylemeye özen göstermekte fayda vardır. Bunu yaparken başka çocukları örnek göstererek değil de, “Sen bunu yapabilecek bir çocuksun.” gibi cümlelerle ona kişisel yeterliliklerini hatırlatmanızda fayda vardır. Unutmayın her çocuk farklı bir bireydir. Kimseyle kıyaslanmamalıdır, kıyaslanan abisi ya da ablası olsa bile...

Çocuk ders çalışmadığında ona ders çalışmasını sağlamak için ya da bir konuda ona yapması gerekeni yaptırmak istediğinizde aşağadıki yanlış tutumlardan sakınınız :

• rüşvet,
• tehdit,
• zorlama,
• sözel ya da fiziksel şiddet,
• çocukla küsme( iletişim kurmama),
• çocuğun sorumluluğu olan çalışmaları oturup yapma( sınıfta mahçup olmasın diye)
• vaadlerde bulunma (yerine getirilemeyecek sözler verme)


Metodu olan topal, metotsuz koşandan daha çabuk ilerler. (Francis Bacon)











“Her şeyin anahtarı sabırdır. Civcivi, yumurtaları kuluçkaya yatırarak elde edersiniz, kırarak değil.” (Arnold Closow)








Psikolojik Danışman
Pınar CAN




Date:  2007/10/3
KÖŞE YAZARI: Pınar CAN
BozkirinSesi Sitesindeki Bu Köşe yazının İnternet Adresi:: http://www.turkpdr.com/modules/xfsection/article.php?articleid=58