Şifreni mi unuttun ?
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen üye değilseniz burdan kayıt olun.
Google Grupları
Turk PDR grubuna abone ol
E-posta Adresiniz:
Noah’ın ZORu
Ekleyen: Yasemin Şengör | Okunma: 341982 | 26.12.2012

İngiliz edebiyatçı Charles Dickens’in  ünlü romanı OliverTwist’ de  Noah adlı bir gençle tanışırız. Annesi çamaşırcı, babası alkolik bir asker olan Noah, mahalle arkadaşlarının kendisine yakıştırdığı çirkin yaftaların acısını Oliver’dan çıkartıyor.  Romanda Noah’ın  iri yarı bir genç  Oliwer’ın zayıf, çelimsiz, ufak tefek nitelendirilmesi adeta zorba ve kurban arasındaki güç dengesizliğine vurgu yapıyor. Bu bağlamda düşünüldüğünde Oliver’ a  ‘öksüzcük’ lakabını takan, aşağılayarak bakan Noah’ın davranışıbir tür ‘zorbalık’ olarak adlandırılabilir.

Ancak Dickens’enNoah karakterini yaratırken ‘zorbalık’ kavramını ele aldığını ve ‘zorba’ kişiliği işaret ettiğini söylemek zor.  Çünkü her ne kadar Dickens’in 1839’da ortaya çıkarttığı kahraman bir zorba olsa da  öğrenciler arasında yaygın bir sorun olarak kabul edilen ve uzun yıllar ‘saldırganlık’ ya da ‘şiddet’ kavramlarıile açıklanan ‘zorbalık’ eğitim literatürlerine 1970’li yılların sonunda Olweus’un yaptığı çalışmalarla girmiştir.

OliverTwest’i okuyan çok sayıda okurunNoah karakterinin davranışını ‘zorbalık’ kavramıile açıklayacağından emin değilim.  Çünkü saldırganlık içerikli davranış örüntülerinde bir kavram kargaşası yaşanıyor. Saldırganlıkla  şiddet kavramlarının karıştırıldığı gibi  zorbalıkta çoğu zaman  şiddet olarak adlandırılıyor.  Birçok platformda zorbalığın özellikleilişkisel türü  ‘duygusal şiddet’ olarak ifade ediliyor. Oysa kisınıf içinde işlenen cinayetlere kadar varan ciddi ve önemli bir sorunla karşı karşıya bulunduğumuz gerçeği,  okul psikolojik danışmanları başta gelmek üzere tüm eğitim personelini saldırganlık içerikli davranış örüntülerini tanıma ve birbirinden ayırt etme sorumluluğu ile karşı karşıya bırakıyor.

Akran zorbalığı, genel anlamda bir öğrencinin başka bir öğrenciye uyguladığı, süreklilik içeren ve zarar verme amacı güden saldırgan davranış örüntülerini kapsıyor.  Süreklilik içeren biçimde ‘alay etme’, ‘eşyalarına zarar verme’, ‘tekme atma, yumruklama, itekleme’, ‘öğrenci hakkında dedikodu yayma’, ‘dışlama’, ‘tehdit etme’ gibi birçok şekilde karşımıza çıkan eylemler, uzun yıllar boyunca çocuk ya da ergen gelişiminin doğal bir sonucu olarak görülmüştür. Oysa bugün bu tür eylemlerin tıpkı şiddet gibi bir saldırganlık türü olarak değerlendirmemiz gerektiğini biliyoruz.

Saldırgan davranış örüntüleri ile karşılaştığımızda ‘ Zorbalık’ eylemini şu noktalarla şiddetten ayırmak, sorunu gerçek boyutlarıyla tanımlamamızı sağlar. Sorunu tam olarak anlamak ise  etkin mücadele yolları kullanabilmemiz için gereklidir:

-Zorbalık, süreklilik içeren bir saldırganlık türüdür.

-Zorbalık eyleminde taraflar arasında güç dengesizliği vardır. Bu güç dengesizliği Noah karakteri ile Oliver arasında vurgulandığı gibi fiziksel farklılıkların yanı sıra sosyo-ekonomik ve kültürel her türlü özellikleride barındırabilir.

-Zorbalık eylemlerinde zorba kişi kasıtlı olarak zarar vermeye çalışır.  Zorbalıkla karşı karşıya kalan ‘kurban’ için saldırganı herhangi bir şekilde tahrik etmek söz konusu değildir.

Zorbalık, ne yazık ki, sadece OliverTwist gibi dünyaca ünlü eserlerde karşımıza çıkan bir kavram değil. Araştırmalar, okullarda sık karşılaşılan ciddi bir sorun olduğunu işaret ediyor. Olaya saldırganlık ve şiddet çizgisinden çıkarak ‘zorbalığı’  şiddetten çok farklı bir saldırganlık türü olarak tanımak, tanıtmak ve bu konuda gereken yönlendirmeleri yapmak okul psikolojik danışmanlarına düşüyor. Hele de serbest okul kıyafetlerininkonuşulduğu ancak yetiştirdiğimiz öğrencilerin empati anlayışları ya da sosyal beceri düzeylerinin buna ne derece hazır olduğunu tartışmadığımız ülkemizde ‘zorbalık’ konusunu bilen, tanıyan psikolojik danışmanların varlığı bir zorunluluk artık…  Çünkü  yıllar sonra değil belki de çok yakında  ‘sınıfta benimle alay ediyorlar’ sözleri yerini  ‘arkadaşlarım hergün yine mi aynı şeyi giydin diyorlar.’, ‘bana durup durup sen mavi bir kazak alsana, mavi sana yakışır, diyor, sinsi sinsi bakıyor, alamayacağımı biliyor aslında, neden böyle yapıyor anlamıyorum.’, ‘sürekli kazağımı çekiştiriyor.  Siyah renk giydiğim için sinirleniyormuş, öyle söylüyor. Ne yapabilirim ki… ‘, ‘Onlar çok güzel giyiniyorlar çünkü. Beni aralarına almak istemiyorlar. Kötü ya üzerimdekiler utanıyorlardır belki.’ sözlerine bırakacak gibi duruyor.

 

Ne dersiniz.

 

Yasemin ŞENGÖR



» Diğer Yazılarıma Bakmak İçin Buraya Tıklayın «


Yorum yapabilmek için üye girişi yapınız veya facebook hesabınız ile yorum yapın.



 1. Rehber Öğretmenlerin En Büyük Problemi Nedir?

Yönetmelik
% 68

Maaş
% 7

İdarecilerin Tutumu
% 8

Velilerin ve Öğrencilerin Tutumu
% 13

Diğerleri...
% 4

Toplam Tekil Hit: 2471121
Toplam Çoğul Hit: 17212198
Kimler Online ?
33 Ziyaretçi, 0 Üye
En son üyemiz pd.gulaytoprak, Hoşgeldiniz.

Copyright © Turkpdr.com | 2010 | Bu sitede yer alan içerikler kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz ve yayınlanamaz