Şifreni mi unuttun ?
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen üye değilseniz burdan kayıt olun.
Google Grupları
Turk PDR grubuna abone ol
E-posta Adresiniz:
Ya Fedakarlık Ya Ömür
Ekleyen: Filiz Çapar Şahin | Okunma: 317082 | 09.01.2013

Yaşlılara bakıyorum ve onların haline çok üzülüyorum. Zamanında yapılmamış işlere duyulan pişmanlık, ulaşılamayan hedefler, hayallerin yerini alan bedensel ağrılar… Kırış buruş olmuş yüzlerinin ardında sakladıkları küskünlük… Birçoğu tek bir konuda neredeyse hemfikir: Koca bir ömür ziyan. Yetmişi geçenler bunu daha bir baskın hissediyor. Feri sönmüş gözlerine çekilmiş aynı umutsuzlukla yarmaya çalışıyorlar günlerin karanlığını. Keyifsiz, eksik uykularında geride bıraktıklarıyla hesaplaşmamak için rüya görmeye bile korkuyorlar. Dünyanın her yerinde aynı şekilde kırgın yaşlılar. Nice savaşlar, nice yıkımlar görmüşler. İkinci Dünya Savaşı, Birinci Dünya Savaşı yıllarını görenler daha ağır bir anılar zinciri taşıyor boyunlarında. Yaşlılığın doğası gereği, yaşanan acılar birikiyor, kirletiyor yürekleri. Belki de koşullar her birini tek tek vururken bir şey yapamadıkları için, çoğunun hala eli kolu bağlı. Şimdi de yaşın getirdiği zorluklara adapte olmakla uğraşıyorlar.

 

Bizim toplumumuzda yaşlılık daha bir vahim. Geçenlerde teyzenin biri çok güzel anlattı: “Evladım, bizimkisi yaşlılık değil, rezillik.” Ah, Asiye Teyzem be! Haksız olmanı dilerdim; ama ne yazık ki haklısın. Ne çok fedakârlıklar yapmışsınız, gereksiz. Keşke birileri gençliğinde kulağına şöyle fısıldasaydı: “Bak Asiyeciğim, şimdi gençsin, anlamıyorsun. İnsan gençken yorgunluktan ölen olmaz diye düşünür. Bütün uzuvların yepyenidir, taptazedir çünkü. Bu iyiliğinden, bu sağlılığından biraz da yaşlılığına kalsın.” Nerde, ondan öncekiler bir de dayatmışlardır fedakârlığı. Herkes için fedakârlık yap. Az ye, az uyu, az giyin, az gez… Senden sonraki nesillerin önünü aç. Geleceğe yatırım yap, çocukların için biriktir. Benim saçları ak, naif teyzem… Bu kadar çok fedakârlığın lügatlerdeki karşılığı senin yüklemek istediğin anlam değil. Şimdikiler bunu enayilik, salaklık olarak görüyor. Hem sen ölçülü fedakârlığın yanında güzel bir hayat yaşasaydın da hepimiz de görseydik, hayat neymiş.  Bu kadar gerekli miydi hem? Kendin için de bir şeyler yapabilseydin, bir basamak daha yukarıda olsaydın, bizler de tutunup sana daha yukarılara tırmanabilseydik. Hepimiz kadınız şimdi, hepimiz alt basamaklardayız. Senin seksen beş yıl sırtında mecburiyet olarak taşıdığın fedakârlığı biz devraldık. Bu bir kısırdöngü… Kadınlarının sırtı ikiye bükülmüş,  bu toplum nasıl medeni olacak bilmiyorum. Eğitim almışlarımız, doktor, öğretmen olmuşlarımız bile ev kadını kimliğimizden sıyrılıp da mesleğimizi ardına düşemiyoruz tam anlamıyla. Kimse yorulmasın, kimse üzülmesin, hep bizim derdimiz. Bir noktadan sonra fedakarlık da  bir işe yaramıyor, hep daha fazlasını, hep daha çoğunu bekliyorlar.  Bak işte, ne kadar çok duyuyorsam fedakarlık lafını, kaç kez yazdım. Uzun süre de duymaya ve yazmaya devam edeceğimden endişeliyim.

 

ULTREYA…



» Diğer Yazılarıma Bakmak İçin Buraya Tıklayın «


Yorum yapabilmek için üye girişi yapınız veya facebook hesabınız ile yorum yapın.



 1. Rehber Öğretmenlerin En Büyük Problemi Nedir?

Yönetmelik
% 27

Maaş
% 9

İdarecilerin Tutumu
% 12

Velilerin ve Öğrencilerin Tutumu
% 47

Diğerleri...
% 5

Toplam Tekil Hit: 2251437
Toplam Çoğul Hit: 15738409
Kimler Online ?
40 Ziyaretçi, 0 Üye
En son üyemiz pd.gulaytoprak, Hoşgeldiniz.

Copyright © Turkpdr.com | 2010 | Bu sitede yer alan içerikler kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz ve yayınlanamaz