Günümüzde en başarılı ilköğretim okulu, lise giriş sınavında en yüksek başarıyı tutturan ilköğretim okulu ve en başarılı lise, üniversite giriş sınavında en yüksek başarıyı tutturan lise olarak görülmeye devam etmektedir. Eğitim sisteminde süregelen bazı aksamalar, ne yazık ki, günümüzün, ’başarılı okul’ tanımını öğrencilerin lise ve üniversite giriş sınavlarındaki başarılarıyla kısıtlamıştır.
Geçen haftaki yazımızda şirketlerin bir makinaya benzetilmesinin hata olduğunu ve önümüzdeki yüzyılda ayakta kalacak şirketlerin bedensel, duygusal, zihinsel ve manevi ihtiyaçlarını dengeli olarak karşılanması gerekliliğini dile getirmiş, bedensel ve zihinsel sağlığın bir şirket için ne anlama geldiğini ele almıştık.
Son yıllarda yapılan araştırmalar, IQ’nun hayattaki başarıya katkısının %10’dan fazla olmadığını göstermektedir. Yüksek IQ, başarının, prestijin veya mutlu bir yaşamın garantisi olmadığı halde, okullarımızda ve kültürümüzde akademik yetkinlik hala ön planda tutulmakta; günlük hayatımızda büyük önem taşıyan sosyal ve duygusal becerilerin geliştirilmesi ihmal edilmektedir.
Kişisel Gelişim Dergisi Eylül 2005"
Son yıllarda yapılan araştırmalar, IQ’nun hayattaki başarıya katkısının %10’dan fazla olmadığını göstermektedir. Yüksek IQ, başarının, prestijin, mutlu bir yaşamın garantisi olmadığı halde, okullarımızda ve kültürümüzde akademik yetkinlik hala ön planda tutulmakta; günlük hayatımızda büyük önem taşıyan sosyal ve duygusal becerilerin geliştirilmesi ihmal edilmektedir.
1960 yıllarında Stanford Üniversitesi tarafından yapılan bilimsel bir çalışmada 4 yaşındaki çocuklara bir araştırmacı tarafından lokum benzeri şekerler (marshmallow) sunulmuş, ancak bir süre beklerlerse -sadece bekleyebilen çocuklara- bu şekerlerden iki tane verileceği söylenmiştir. Çalışmanın sonucu 15-20 dakika kadar bekleyebilen çocukların öz disiplin yetkinlik ve becerilerinin yüksek olduğunu gösterecektir
Günümüzde yapılan araştırmaların sonuçlarında bazılarına göre;
Çeşitli nedenlerden dolayı insanlar arası ilişkilerde kopukluklar olduğu,
En zengin ülke insanlarının bile mutsuz olduğu,
Hayatta başarı için sadece IQ nun yeterli olmadığı görülmektedir.
Yazılı ve sözlü sınavlar, ödevler, bir sonraki sene gidilecek okula giriş sınavların yoğunluğu ve heyecanı ile çok yoğun tempoda geçen bir ders yılından sonra çocuklarımız yaz tatiline başlamış bulunuyorlar. Sanırım her biri dinlenmeyi ve eğlenmeyi fazlasıyla hak ettiler. Onlar bu okul dışı etkinliklerinde eğlenip dinlenirken, aynı zamanda duygusal ve sosyal konularda gelişimlerine katkıda bulunabiliriz.
ABD’de 1985 yılında bir doktora öğrencisi (Payne, Wayne Leon) A study of emotion: Developing Emotional Intelligence; Self-integration; Relating to fear, Pain and Desire (Theory, Structure of reality, Problem-solving, contraction / expansion, tuning in/coming out/letting go) başlığı taşıyan bir doktora tezi yazmıştır. Bu çalışma ilk olarak "Emotional Intelligence" (Duygusal Zeka) kavramının akademik çevrelerde kullanılmasıydı.