Şifreni mi unuttun ?
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen üye değilseniz burdan kayıt olun.
Google Grupları
Turk PDR grubuna abone ol
E-posta Adresiniz:
Ergenlik Çağının Genel Özellikleri
İnsanoğlu doğumu ile ölümü arasındaki ömür çizgisi içinde farklı dönemlerden geçmekte ve beden yapısına göre, içinde bulunduğu yaşa göre bu dönemlerde farklı özellikler göstermektedir. İnsan hayatı genel olarak çocukluk, gençlik, yetişkinlik, orta yaşlılık, yaşlılık ve ihtiyarlık olmak üzere altı evreye ayrılabilir
Ekleyen: Serdal GÜR | Okunma: 3416 | 16.03.2011

Ergenlik Çağının Genel Özellikleri
İnsanoğlu doğumu ile ölümü arasındaki ömür çizgisi içinde farklı dönemlerden geçmekte ve beden yapısına göre, içinde bulunduğu yaşa göre bu dönemlerde farklı özellikler göstermektedir. İnsan hayatı genel olarak çocukluk, gençlik, yetişkinlik, orta yaşlılık, yaşlılık ve ihtiyarlık olmak üzere altı evreye ayrılabilir. Bu evrelerden diğerine geçişte kesin yaş sınırları yoktur. Bununla beraber gelişimde belirli ve ardışık bir seyir izlenir. Bu gelişme seyri bütün insanlar için aynıdır. GELİŞME

SIRASINDA GEÇİLMESİ GEREKEN BASAMAKLAR ATLANAMAZ. Bir önceki gelişme bir sonrakine basamak teşkil eder. İnsanın bütün yönleri ile nasıl birisi olacağı, saçının, teninin ve gözünün rengi, mizacı veya kişilik özellikleri, duygusal tepkileri, boyu ve kilosu veya zihinsel özellikleri soyundan aldığı mirasa ve içinde yaşadığı çevre şartlarına bağlıdır. Genel olarak “buluğa erme” çocukluktan ergenliğe geçişin bir işareti olarak kabul edilmektedir. Çocukluk döneminin sonlarında ve gençlik döneminin başlarında görülen boy artışının gençlik dönemine geçişte önemli bir belirti olduğu kabul edilirse, boy artış hızının en yüksek olduğu yaşlar kızlar için 11-12, erkekler için 13-15’tir.
Ergenlik, çocuklukla yetişkinlik arasında kalan bir “ara dönemdir”. Gençlik belirli yaşlarla sınırlı olmayan bir hayat dönemidir. Bununla beraber gençlik kelimesi ergenlik yerine kullanılabilir. Buluğ (erinlik, ön ergenlik) ergenliğin başlarındaki biyolojik-cinsel gelişme dönemidir.
Buluğda hızlı bir büyüme görülür.Boy büyümesi kızlarda 16-18 yaşlarında, erkeklerde ise 18-20 yaşlarında durmaktadır.ergenlik yıllarında kızlar ortalama 16 kg., erkekler de 20 kg. kadar kilo alırlar.
Baştaki büyüme ergenlikte tamamlanır. Buluğ sırasında başta görülen farklılaşma yüzde simetrik olmayan bir görünüm ortaya çıkarır. Yüzün asimetrik görünüşünün düzelmesi baştaki organların büyümelerini tamamlamaları ile sona erer. (AYNA ÖNÜNDE SAATLER GEÇİRMEK)
Ergenliğin başlangıcında, önce el ve ayaklar yetişkinken alacakları boya ulaşırlar. Kollar ve daha sonra bacaklar uzar. Kolların vücuda göre uzaması , kolla diğer organların boyları arasında orantısızlık yaratır. Kas ve kemikler aynı hızda ve zamanda gelişmediğinden bedenin kontrol edilmesi başlangıçta güç olabilir. (SAKARLIK, BEDENİN GÖRÜNÜŞÜ VE YAPISI HAKKINDA KAYGILANMAK. ÇİRKİN OLDUĞUNU DÜŞÜNMEK. BEĞENİLMEK İSTEMEK. GİYECEK BİR ŞEY BULAMAMAK)
Yüzde ve vücudun çeşitli organlarındaki bu orantısız büyüme ve gelişmeler, buluğda görülen tamamen doğal bir gelişmedir. Büyüme tamamlandığında, vücudun görünüşü ve organların vücutla orantıları normale döner. Ergenlikte büyümenin hızlanmasıyla vücudun temel besin maddelerine olan ihtiyacı artar. Temel besin maddeleri proteinler, karbonhidratlar, yağlar, vitaminler ve mineraller olarak sıralanabilir. Tek tip beslenme (fast food, öğün atlama, yemek saatlerini ayarlamama …) olursa büyüme normal olarak tamamlanamaz ve bedensel bozukluklar görülebilir. Büyüme çağındakilerin beden yapılarının ve dış görünüşlerinin karşı cinsin hoşuna gidecek biçimde olmasını arzulamaları yaygın bir istekleridir. Bu yüzden birçok ergen boylarına göre kilolu olduklarını düşünerek kaygılanır. Ergenler büyüme çağında oldukları için topluca olmalarında bir sakınca yoktur. Düzenli beslenme ve spor egzersizleri bu durumu sorun olmaktan çıkaracaktır.

ERGENLERİN BAZI ÖZELLİKLERİ, KAYGILARI , NEDENLERİ
- Karşı cinsle ve cinsel sembollerle ilgilenme, daha kadınsı veya erkeksi tavırlar geliştirme: Hormonlardaki değişiklikler,
- Ses tonunu ayarlayamama, sesin çatallaşması: Sesin kalınlaşmaya başlaması; ses tellerinin gelişimini tamamlamasıyla ses tonu da olgunlaşır
-Yüzdeki sivilcelerin artması :Derideki yağ bezlerinin fazla çalışması. Sıkılmaması, sık sık elle oynanmaması, yüzün temiz tutulması gerekir.
- Yüzde bıyık ve sakalın çıkması: Hormonlardaki değişiklikler. Aynı yaştaki iki kişinin sakal ve bıyık büyüme hızı farklı olabilir. Tıraş edip sık çıkmasına çalışmak faydasızdır. İleriki yaşlarda yüzde çirkin görünümlere neden olabilir. Elmacık kemiklerinde kıllanma gibi
- Aşırı terleme :Ter bezlerinin, çocukluk dönemine göre daha fazla çalışması. Vücut temizliğine dikkat etmek, en az haftada bir kere su ve sabunla temizlenmek, sık giyilen giysilerin(forma, ceket vs…) temizliği ve havalandırılmasının sağlanması ergenlik sağlığı ve kötü kokmamak için gereklidir.
- Duyguların yoğunluğunda artış: Buluğdan başlayarak ergenin duygularının yoğunluğunda artma olur. Üzüntü, sevinç, öfke, korku gibi duygularını ifade ederken bu yoğunluk göze çarpar. Artan duygululuk ve coşku hali ergende duygularını dışa vurma ve ifade etme ihtiyacını doğurur. Olumsuz duygular el, kol hareketleri, yüz ifadesi ve bağırma gibi sözlü ve sözsüz davranışlarla dışa vurulurken, heyecan, coşku ve karşı cinse yönelik duygular şiir veya öykü yazma, hatıra defteri tutma aracılığı ile kağıda yansıtılır.
- Duygularda istikrarsızlık: Ergenin duygusal tepkileri düzenlilik göstermez. Ergenin aynı olaya bir gün arayla gösterdiği tepki değişik olabilir.neşeli ve mutlu bir durumda iken kısa süre sonra duygusal durumu tamamen farklılaşabilir.
- Aşık olma: Karşı cinse yönelik ilgiler buluğ öncesinden başlar. Cinsler arasındaki yakınlaşma eğilimi, ergenliğin başlarında daha çok grupta bir arada olma isteği taşırken sonraları karşı cinsten belirli bireylere yönelmiş romantik duygular ortaya çıkar.
- Mahcubiyet ve çekingenlik: Organlardaki büyümenin farklı zaman ve hızlarda olmasından ortaya çıkan orantısız vücut görünümünü saklamak için kambur duruş, kolları kavuşturma, kabararak yürüme, bol kıyafetler giyme, görünümünden utanma davranışları görülebilir.
- Aşırı hayal kurma: Biyolojik- cinsel gelişme, duygululuktaki artış ve zihinsel gelişme, ergenlerin akıllarından geçirdiklerinin yoğunluğunu ve niteliğini değiştirir. Ergen, hayal kurma yöntemi ile arzularını düşüncelerine yansıtır. Hayal etme yaratıcı düşünceyi besleyen en önemli itici güçtür. Bu anlamda yararlıdır. Ancak, gerçekleştirilmemiş istekler sanki olmuş gibi hayal ediliyorsa, o zaman ergenler için bir sığınma ve telafi etme aracı haline getirilmiş demektir. Bu durum onu gerçeklerden uzaklaştırabilir. Ergenin bunu iyi ayırt etmesi gerekmektedir.
- Yalnız kalma isteği: Buluğdaki bir kız veya erkek zaman zaman başkalarında uzaklaşmak, kendisi ile baş başa kalmak isteyebilir. Anne- baba ve arkadaşların beraber olma isteğini reddedip içe dönebilir. Adeta vücudunda olan bitenlerin bir muhasebesini yapmak, onları gözden geçirmek ve yeni duygularına alışmak istemektedir.
- Çalışmaya karşı isteksizlik: Hızlı büyümenin olduğu dönemde ergenin bir miktar durgun ve atılgan olduğu adeta hareket etmeye üşendiği zamanlar vardır. Çalışırken ve oyun oynarken yorulur ve çalışmaya karşı daha az isteklidir. Ailenin desteği ve kendi kararlılığı ile bu durum atlatılabilir.
- Çabuk heyecanlanma: Ergen yeni bir durumla karşılaştığında, bu kendisi için alışık olmadığı bir durumsa heyecanlanıp korkabilir. Heyecan dengesi tam oluşmadığı için duyguların kontrolü zordur. Heyecanların kontrolü öğrenme ile kazanılır veya olgunlaştıkça belirli durumlar karşısında gösterilen duygusal tepkilerde dengelilik artar. Bu dönemde uygun nefes alma ve kasları gevşetmeyi öğrenerek, baş etmek mümkündür.
- Ağlama: Duygululuktaki hızlı değişiklikler, öfke, olayların algılanış biçimi ergenlikte devamlı bir ağlama hissi yaşanıyormuş duygusunu beraberinde getirir.
- Gelecekle ilgili kaygılar: Yapılan araştırmalarda, gençlerin en çok gelecekte ne yapacakları konusunu sorun ettikleri görülmüştür. İstedikleri okula ve mesleğe girip giremeyecekleri konusunda kaygılıdırlar. Ayrıca duygularda yaşanan istikrarsızlık amaçlarını belirlemede zorluklar yaşamalarına neden olmaktadır. Ailelerinden ve okullarından alacakları yardımlarla ilgi ve yeteneklerini fark edip bu yönde amaç belirlemeleri endişelerini azaltacaktır.
- Anlaşılamamak: Bu dönemde ergenin duygu durumlarındaki hızlı değişime anne babalarının, bazen arkadaşlarının ayak uyduramamaları, ergende anlaşılamadığı, duygusu oluşturabilir. Ergen kendindeki bu değişimlerin farkında olursa kendini anlatması da kolaylaşacaktır. Yine bu dönemde aslında yetişkinlerin uzaktan denetimine ihtiyaç duyar.
- Arkadaşlarla daha fazla vakit geçirmek isteme: Ergenin arkadaşlarıyla geçirdiği zaman artmakta ve arkadaşlarının etkisinde daha çok kalmaktadır. Ergen bir grubun üyesi olmak ister. Konuşmak veya çene çalmak,ergenlik çağında oldukça önemli bir davranış biçimidir. Konuşmaların konusu daha çok, ünlüler, karşı cins ve spordur.

Bunlar ve bunlara benzer birçok davranış biçimi ergenlikte sık görülebilir. Kaygı yaratan durumlarla nasıl baş edileceğini bilememek olası bir durumdur. Önemli olan böyle bir durumda yardım almaya istekli olmaktır. Aileler ve arkadaşlar dışında da öğretmenler, psikolojik danışmanlar ve kaygı yaratan durumla ilgili uzmanlar ergenlere yardımcı olmaktadırlar.

Kaynak: Ergenlik Psikolojisi, Adnan KULAKSIZOĞLU, Remzi Kitapevi.

Hazırlayanın Notu: Dökümanı aynı zamanda ilköğretim sınıf rehberlik programı 8. sınıf 1. etkinliğinde de kullandım...
faydası olması dileği ile
Fatma KOLUKISA USLUER

« Önceki MakaleSonraki Makale »

Yorum yapabilmek için üye girişi yapınız veya facebook hesabınız ile yorum yapın.



 1. Psikolojik Danışmanın Önlük Giymesi Uygun Olur mu?

Evet giymesi gerekir
% 21

Hayrı giymemesi gerekir
% 72

Fikrim Yok
% 7

Toplam Tekil Hit: 3686572
Toplam Çoğul Hit: 30313424
Kimler Online ?
30 Ziyaretçi, 0 Üye
En son üyemiz H.HOCA, Hoşgeldiniz.

Copyright © Turkpdr.com | 2010 | Bu sitede yer alan içerikler kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz ve yayınlanamaz